Çocuklarımıza ne kadar vakit ayırıyoruz?

Fathers day concept with daughter covering fathers eyes




















Geçen gün okuduğum bir kitapta çocuklarımıza ne kadar vakit ayırdığımıza dair olan araştırmalar beni hayrete düşürdü. Özellikle de Rob Parson’ın 1997 yılında babaların üzerine yaptığı araştırma! Araştırma tek bir soruyu kapsar: “Çocuğunuzla günde tahminen ne kadar konuşuyorsunuz?”. Çoğu baba bu soruyu günde 10–15 dakika olarak yanıtlar. Bu cevaptan tatmin olmayan araştırmacılar baba ve çocuklarının üzerine mikrofon yerleştirirler. Sizce kaç dakikalık bir diyalogdur paylaşılan dersiniz? Dakika bile değil!

Little girl is dying fathers eyelashes on couch Premium Photo
Günde sadece 40 saniye! 40 saniyeyi hayatımızda hiç tanımadığımız bir insan için bile harcayabilirken insanın çocuğuna günlük olarak bu zaman dilimini layık görmesi inanılır gibi değil doğrusu! Tabii ki bu 40 saniye de tahmin edeceğiniz üzere kısa emir cümlelerinden oluşmakta: “Yemeğini ye!”, “Ödevlerini yap!”, “Odanı topla!”… Buna da diyalog denmez ya hadi neyse! Sadece bir kaç emir cümlesinden ibaret babalarımızdan duyduklarımız maalesef!

Bu araştırmanın öncülüğünden sonra ikinci bir araştırma da İngiltere’de yapılmış. İngiliz babalar çocuklarıyla günde 15 dakikalarını paylaşırken günümüzde bu rakam artık kadınların da çalışıyor olmasıyla 2 saate kadar çıkmış. Kadının çalışması erkeğin babalık görevlerini de kamçılıyor görüyorsunuz ki…

Toddler on father tummy at home Free PhotoEn sevdiğim yazarlardan Can Dündar’ın bir 23 Nisan Günü çocuklarla sohbet tarzında yaptığı araştırmaysa çocukların 10 saat uyuduğunu, 9 saate yakın bir zamanı da okul ve okul hazırlıklarıyla geçirdiklerini ortaya koyuyor. Bu durumda 5 saatleri kalıyor zaten 1 günü bitirmelerine! Bu beş saatin de 1 saati okul ödevleriyle, 3 saati televizyon izlemekle, son bir saati de yemek ve yatma hazırlıklarıyla geçmekte… 

Çocukların bütün bu meşguliyetleri arasında biz sadece neyi ne zaman yapacaklarına izin veren insanlarız o kadar! Aslında biz istesek onlar için çok da fazla gerekli olmayan o televizyon zamanlarından feda edemezler mi bizim için? Yoksa onları oyalamak adına biz mi yönlendiriyoruz çocuklarımızı televizyon izlemeye? Yoksa bizi stresli gördükleri için mi yanımıza yaklaşmayı istemiyorlar? Kendilerini yalnız hissediyorlar mı çocuklarımız?

Mother and daughter pushing dad swinging on swing Premium PhotoKüçükken anne ve babalarım öğretmenlerimdi benim! Annemle babam hep meşguldü! Ara sıra aldıkları oyuncaklarla dile getirirlerdi sevgilerini, oysa ben yalnızca sevgilerini isterdim; onları hissetmeyi, sarılmayı… Görüyorum ki bütün dünya çocukları benim kadar yalnızmış aslında. Bir gün bir öğretmenime beni evlat edinip edinemeyeceğini bile sormuştum. Çocukluk işte! Şimdi biliyorum ki öğretmenim kendi çocuğuna benim kadar vakit ayıramıyordu… Yalnızca günümüzün 1 saatini çocuklarımızla paylaşmak çok mu zor? Yorgun olsanız bile onlarla uzanıp uyuyakalmak? Birlikte çikolatalı puding yapmak? Pijama partisi vermek? Sinemaya gitmek? Çocuklarımızla paylaşabilecek 1 saati yaratabilmek o kadar mı zor? Onları teknolojinin kollarına bırakıp oyalamaya çalışmak daha kolay geliyor değil mi?

Gelin tekrar düşünün! Anne ve babalarınızın yaptığı hataları tekrarlamayın; çocuklarınızı yalnız bırakmayın sizlere sarılmak isterlerken! Günde sadece 1 saatinizi çocuklarınızla harcayarak mutlu bir neslin yaratıcıları olabilirsiniz. Böylelikle size ölüm de olmaz! Yüzyıllar sonra bile bir bakışla, bir gülüşle, bir öpüşle, bir dokunuşla yeniden yaratılacaksınız…

Unutmayın ki hayatımızın en güzel yatırımı çocuklarımız!

Konuk Yazar: Ebru Russmayer
Köşe yazarı/Pedagog/Yönetmen/Radyo Spikeri


Yorumlar